"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hükümetin ayıbı mı?

Geçen gün sabah haberlerini izliyordum. Hani şu tüm televizyon kanallarında sabahın erken saatlerinde yayınlanan kahvaltı haberleri diye sunulan programlar varya, işte onlardan birini.Gazetelerin köşe yazarlarının yazılarını okuyordu spiker. Fatih Altaylı’nın günlük köşe yazısını okuyordu,dikkatimi çekti. Şöyle diyordu Fatih Altaylı yazısında; Bern Büyükelçiliği basın ataşeliğine atanan Hacı Mehmet Gani İsviçre’de kullanılan Fransızca, İngilizce, Almanca dillerinden hiçbirini bilmiyordu. Gani’nin ingilizcesi çat pat bile değildi. “Nasılsınız”dan öte bir ingilizcesi yoktu. Buna rağmen {C}12000 Amerikan doları maaşla işe başlamıştı ve yabancı dil eksikliğini gidermek için 6000 Amerikan doları maaşla kendisine tercüman alınmıştı. Ayrıca eşi de aynı elçiliğe din görevlisi sıfatıyla 8000 Amerikan doları maaşla tayin edilmişti.Ama eşi Özlem Gani’nin ne İmam Hatip lisesi ne de İlahiyat Fakültesi diploması vardı.Avrupa Birliği başkentlerinde görev yapan büyükelçilerimiz 6000 Euro yani 8000 Amerikan doları civarında maaş alırken,basın müşavirine 12000 dolar tercümanınada 8000 dolar verilmezdi. Konu ile ilgili Oktay Ekşi yazılı soru önergesi vermişti.Başbakan Yardımcılığından verilen yanıtta maaşla ilgili hiçbir bilgi yoktu,ancak ücretini İsviçre frangı olarak aldığı bildirilerek konu geçiştiriliyordu. Yabancı dil bilmediği konusunda ise 9 ay Tömer’de ingilizce kursuna gittiği ifadesi bulunuyordu. Tercümanada 3000 İsviçre frangı maaş verildiği yazılmıştı. Yani 6000 değil 4000 Amerikan doları. Eşi ile ilgili iddialara da Diyanet İşleri Başkanlığının cevap vermesi gerektiği belirtiliyordu.
Spikerin yazıyı okuması bitince kendi kendime bu kadar da olmaz dedim.Bu olayın ortaya çıkartılabileceği hiç düşünülmedimi acaba?Hadi bu zatı birilerini kıramayıp oraya tayin edenleri bir kenara koyalım,bu nasıl bir cesarettir ki,hiçbir yabancı dil bilmeden yabancı bir ülkeye hem de basın müşaviri olarak gitmeyi göze aldırıyor??Eskiden büyüklerimiz bu gibi cesarete “cahil cesareti” derlerdi. Gerçektende öyle, tam bir cahil cesareti…
Sonra ne oldu biliyormusunuz? Fatih Altaylı bir gün sonraki yazısında Hacı Mehmet Gani’nin hakkındaki iddialara yanıt verdiğini yazdı.Ama ne yanıt! Bu zat Tömer’de 9ay kurs alarak ingilizce öğrenmesinin mümkün olmadığı yolundaki eleştirilere yanıt verirken aynen şöyle yazmış;
Hacı Mehmet Gani 01.10.2008-23.06.2009 tarihleri arasında 9(dokuz)ay Ankara Tömer Dil Eğitim Merkezi ingilizce kursuna gitmiş ve mezun olmuştur.Eğer bu kurslar 9ayda sadece “Have Are You” “Nasılsınız” hitabını öğretiyorsa söyleyecek başka bir söze gerek yoktur.
İşte bu yanıt herşeyi bitiriyor zaten. İlköğretim düzeyinde öğretilen “How are you” cümlesini “Have are you” olarak yazan bir basın ataşemiz var. Yaşasın.
Bu arada bizlerin de ne kadar saf insanlar olduğumuzuda bu olay yardımıyla anlamış olduk.Öyle ya çocuklarımızı kucak dolusu para vererek ilkokuldan başlayarak özel okullara veriyoruz. Neden? En azından bir yabancı dili öğrenebilsinler diye. Senelerce maddi manevi tükeniyoruz da yine de tam anlamıyla öğretemiyoruz. Oysa ki 9ay kursa göndersek yetermiş…
Özlem Gani ile ilgili Diyanet İşleri Başkanlığından olumlu ve net bir yazı gelmiş. Özlem Gani 2 yıllık İlahiyat Yüksekokulu mezunu imiş ve kadrolarında kuran kursu yöneticisi olarak yer almaktaymış.Eşinin tayini dolayısıyla 1 yıllığına Bern Büyükelçiliğine din görevlisi olarak geçici görevli atanmış.Türkiye’de aldığı maaş ne ise aynı şekilde devam etmekte imiş.Bu yanıt için Diyanet İşleri Başkanlığıa teşekkür etmek istedim doğrusu.
Fatih Altaylı’nın bu yazıları ile ilgili çeşitli yorumlar yapılmış. Bir yorumda diyorki;”lütfen büyük resme odaklanın, önyargılı olmayın, gelişmeleri görün, destek olun, AKP den sonra dünyadaki itibarımızla gurur duyun. Eksikler olur, artık onları da görmeyin.”Bu yorumu yapan arkadaş önemli bir noktayı atlıyor. Adil yönetim anlayışını savunan, toplumun her kesimini kucaklayan,asla ama asla torpil ile iş yapmadıklarını iddia eden (hatırlayın öğretmen atamaları için kura çekiminde Sn.Başbakanın konuşması) bir partinin böyle bir hata yapması kabul edilebilirmi? Adil yönetim ya vardır ya yoktur. Adaletin ne demek olduğunu tam idrak edemeyenler lütfen Hz.Ömer’in hayatını okusunlar…

Tek Yorum

  1. kamil umit
    kamil umit 23 Mart 2013

    islamda can candır. öldüren kişinin ölüm emri verilmiştir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir