Koruyucu aile olmak

İslam’a göre himayeye muhtaç çocuklara bakmak, onları beslemek, büyütmek büyük sevaptır ve bir insanlık ödevidir. Hz. peygamber (sas) efendimiz, işaret ve orta parmağını göstererek, “Ben ve yetimi himayene eden kimse ile cennette beraber bulunacağız.” (Buhari, Edeb, 24) buyurmuştur. Bu itibarla kimsesiz çocuklar, kendilerine yardım eli uzatılarak himaye edilmeli ve eğitilip, sanat ve meslek sahibi yapılarak topluma kazandırılmalıdır. Ancak dinimizde hukuki sonuçları doğuran evlatlık müessesesi kabul edilmemiştir. Bu yüzden çocuğun kendi soy kütüğü ile ilişkisi kesilmemeli, çocuk kanuni mirasçılar arasına katılmamalı; aile içi tesettür ve mahremiyet bakımından öz evlat gibi kabul edilmemelidir. İslam’ın tavsiyesi; kimsesiz çocuğu koruma altına almak, ona bakıp büyütmek, onun maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, hukuk ve helal-haram kuralları bakımından ona öz çocuk gibi değil, bir din kardeşi gibi muamele etmektir.