İsraf: tüketirken tükenmek. Yüce Rabbimiz, insanları yaratılmışların en üstünü kılmıştır. Yeryüzünün imarı için nimetlerini bizlere emanet etmiştir. Bize düşen emanete sahip çıkmak, maddi ve manevi imkanlarımızın tamamını iktisatlı kullanmak, onları asla israf etmemektedir. Sınırlı kaynaklarımızın sınırsızca israf edilmesi bir ahlak sorunudur ve tedavi edilmesi gereken manevi bir hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulabilmenin yolu peygamber efendimizin (sas) tüketim ahlakını ve tasarruf anlayışını hayatımızda hakim kılmaktır. Günümüzde israf yemeden içmeye, sözden davranışa, sağlıktan zamana, bilgiden çevreye, emekten enerjiye kadar pek çok alana yayılmıştır. En üzücü olan ise iman, ibadet ve güzel ahlaktan yoksun sürdürülen bir hayatın israf edilmiş bir ömür olmasıdır. Bugün bir milat kabul edip israfı önlemeye kendimizden ve ailemizden başlayabiliriz. Bir lokma ekmeğimiz çöpe gitmesin. Bir damla suyumuz boşa akmasın. Vaktimiz heder olmasın. İlmimiz, emeğimiz ve birikimlerimiz, hasılı insanımız israf olmasın.

